TÜRKİYE'DE 6 MİLYON KİŞi İKTİDARSIZ

Bir erkek hangi faktörlerden etkilenir, neden ereksiyon olamaz? Yapılan uluslararası araştırmalarda, erektil disfonksiyon önemli bir sağlık sorunu olarak tarif ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde 30 milyon kadar erektil disfonksiyon sorunu yaşayan insan var. Bu hastalığa eğilim yaşla artmaktadır. Yaşla ilgili istatistiklere bakıldığında, sertleşme sorunu 40 yaş civarında 39% iken, sorunu 60 yaşın üzerinde 67%'ye çıkıyor. Ama yaşlanmanın mutlak bir sonucu da değil. Sertleşme probleminin sosyal hayata etkileri çok önemli olabilir. Hastaların ve sağlık görevlilerinin cinsel konularda konuşmakta zorlanmalarından dolayı, erektil disfonksiyon teşhisi çok zor konabiliyor.

İKTİDARSIZLIK NEDİR?

Tıp dilinde ‘cinsel işlev bozukluğu’ dediğimiz şey halk arasında iktidarsızlık diye adlandırılıyor. Ancak iktidarsız kelimesi Türk toplumunda aşağılama olarak kullanıldığından ‘cinsel işlev bozukluğu’ veya ‘sertleşme sorunu’ demeyi tercih ediyoruz. Üç ayı aşkın bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu adı verilir. Yani hayatının belirli bir döneminde tek bir kez başarısız olan insanın hemen doktora koşması gerekmemektedir. Ancak bu durum altı ay devam ederse doktora başvurulmalıdır.

İKTİDARSIZLIK NEDEN KAYNAKLANIYOR?

1990’lara kadar iktidarsızlık sorunlarının yüzde 90’ının psikolojik kökenli olduğu kabul ediliyordu ve yapılan araştırmalarda da bu ortaya çıkıyordu. Ancak 2000’li yıllara yaklaştıkça sertleşme sorununun esas nedeninin organik olduğu belirlendi. Yüzde 100 organik ya da psikolojik değil ama organik nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor. Dolayısıyla böyle bir konuyu ele alırken üç aşama incelenir.
1- Organik sebepler
2- Psikolojik sebepler
3- İkisinin de birlikte olduğu nedenler

HANGİ TIBBİ KOŞULLAR EREKTİL DİSFONKSİYONA ZEMİN HAZIRLAR?

Sertleşme sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra koroner arter hastalığı, yüksek kolesterol düzeyi, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi bir dizi hastalığa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalığı durumunda, arterlerde ve penise kan taşıyan daha küçük kan damarlarında meydana gelen değişmeler ve ereksiyon işlevinde yer alan sinirlerin hasar görmesi erkeklerin %50 ila 70’ini ereksiyon bozukluğuna yatkın hale getirmektedir.
Sertleşme sorunu olan vakaların çoğunluğunun (%75) psikolojik değil fiziksel kökenli olduğu artık bilinmektedir. Psikolojik kaynaklı ereksiyon bozukluğu, başarı kaygısı ve iç çatışmaların olumsuz görünümlerine bağlı iken fiziksel nedenler arasında anatomik, sinirsel kaynaklı, endokrinolojik, ilaç bağlantılı ve damar sistemi kaynaklı komplikasyonlar yer almaktadır. Damar Organik sebepler: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık, kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik, metabolik bozukluk sayılabilecek başlıca organik ereksiyon bozukluğu nedenleridir.
Psikolojik sebepler: Çağımızın hastalığı stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu, cinsel bilgisizlik, başlıca psikojenik ereksiyon bozukluğu nedenleridir.
İkisinin de birlikte olduğu nedenler.

ÖZET OLARAK, SERTLEŞME SORUNUNUN FİZİKSEL NEDENLERİ ARASINDA EN SIK RASTLANANLAR HANGİLERİDİR?

İlaç yan etkisi olarak; hali hazırdaki tedavilerden 200 tanesi bazı vakalarda ereksiyon bozukluğuna neden olabilmektedir. Bunların başında yüksek tansiyon ilaçları, antipsikotikler, antidepresanlar, H2 blokerler ve arterleri daraltan belli başlı sakinleştiriciler / damar sertliği yer alır.
Şeker hastalığı; bütün şeker hastası erkeklerin %35’inden fazlasında ereksiyon bozukluğu vardır.
Sinirsel bozukluklar; örneğin omuriliğin hasar görmesi, multipl skleroz.
Pelvis bölgesinde yaralanma/ameliyat.
Peyronie hastalığı (broşür mevcuttur).
Alkolizm ve uyuşturucu alışkanlığı
Aşırı sigara
Hormon dengesizliği (örneğin testosteron düzeyinin düşük olması) ereksiyon bozukluğuna yol açabilir, ama bu, vakaların sadece küçük bir kısmı için (%3) geçerlidir.

sigara içen bir erkeğin sertleşme sorunuyla karşılaşması ihtimalinin sigara içmeyen bir erkeğe göre daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Yine araştırmaların sonuçlarına göre, erektil disfonksiyon teşhisi konmuş sigara içen bir kişinin tedavisi, bazen sigara içmeyen bir kişiye göre daha zor olmaktadır. Bunun nedeni, sigaranın penisteki kan hücrelerinde anormalliklerin ortaya çıkması ihtimalini yükseltmesidir.


Türkiye'de yapılan araştırmalara göre şu anda 5 - 6 milyon kişi problemli diye kabul ediliyor, yani genel popülasyonun yüzde 9,6'sı bu sorunu yaşıyor. Bir başka deyişle, ülkemizde 10 erkekten biri bu sorunla başbaşa... Tıp çevreleri, bunu çok yüksek bir rakam olarak kabul ediyor. 20-29 yaş arasında Türkiye'de hasta sayısı 300 bin olarak tespit edilmiş. İstatistikler ülkemizde 40 - 49 yaş arası 1 milyon 400 bin, 50-59 yaş arası 1 milyon kişinin sertleşme sorunu ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Ereksiyon nasıl olur?

Penis, üç borusal yapıdan oluşan, uyarılıp sertleşmeye yatın bir organdır. Bu borulardan ikisinin (korpus kavernosum) dış tabakasını sert bir kılıf sarar. Bu kılıf, ereksiyon sırasında kolajen liflerin izin verdiği ölçüde genişler, bu esnada kanın geri dönüşü de engellenerek ereksiyon oluşur. Yani penise arterler kan getirir, gevşer ve penis kanla dolarken, toplardamarlara ait yol kapanır ve sertleşme gerçekleşir.


Uzmanlar sertleşme problemi yaşayan hastayı araştırmaya başlarken önce damarlara bakıyor. Damar gevşeyemiyorsa, o zaman penis kanla dolamaz ve sertleşme olamaz. Bazı yaşlılığa bağlı hastalıklarda, penis adalesinin gevşeme özelliği kaybolabiliyor. Böyle olduğunda da penise kan dolmaz. Bazı durumlarda da, penise kan dolmasına rağmen, tamamlayıcı bir devre kapanmayabiliyor. Bu kapanmada bozukluk olursa, tıpta buna 'kaçak' deniyor, o zaman da sertleşme oluşuyor, ama istendiği ölçüde gerçekleşemiyor; ya da sertleşme kısa süreli meydana geliyor.
Organik erektil disfonksiyon vakaları damarsal, sinirsel ve hormonal sebepli oluyor. İkinci grup, psikolojik sebepli sertleşememe sorunlarını oluşturuyor. Üçüncü grup ise organik ve psikojenik sebeplerin bir arada yaşandığı durumlar.

Ereksiyona bütün BEDEN katılıyor

Damar bozuklukları, nörolojik bozukluklar, hormonal veya lokal organa ait bozukluklar ve lezyonlar, organik yönden ana sebebi teşkil ediyor.
Psikolojik kökenli erektil disfonksiyona, bir organik bozukluk olmadan stimülasyon eksikliği sonucu görülen bir sorun olarak bakılıyor. Beyinde iki bölge vardır: Bir bölgeden pozitif akımlar, diğer bölgeden de depresyon veya korku gibi negatif imajlar gelir. Beyinde ereksiyonu oluşturan bir merkez vardır. Bu pozitif akımlar - mesela bir kadının kokusunu hissetmek, açık bir film izlemek gibi- bu merkeze gelip, beyinden aşağıya indikten sonra penisi uyaracak sinirlere ulaşıyor, bu sinirlerin ucundan bazı maddeler salgılanıyor, damarlar gevşiyor ve ereksiyon oluyor. Bu yoldaki herhangi bir düzensizlik ya da psikolojik faktörler sertleşmenin olmamasına yol açıyor.

Risk faktörleri nelerdir?

Önemli olan, hastanın sorununu doğru teşhis edebilmek. Bu sağlandıktan sonra soruna yönelik ilaçlar ya da psikoterapiyle sorun tedavi edilebiliyor. Atlanmaması gereken nokta, sebebe yönelik araştırmaların detaylı bir şekilde yapılması.
Sertleşme probleminde risk faktörlerini de asla göz ardı etmemek lazım. Kullanılan ilaçlar, sigara, alışkanlıklar, diyabet, tansiyon, yaşlanma, kronik hastalıklar, ameliyat (by-pass ve prostat gibi) ve travmalar risk faktörlerinin başında yer alıyor. Kan yağlarının yüksek oluşu da önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Bunun yanında hormon bozuklukları da vakaların yüzde 10'unu teşkil ediyor.
Uzmanlar, sertleşme sorununda sigaranın büyük önem taşıdığının ısrarla altını çiziyor. İlaçlara gelince; psikiyatrik bir sorunu olanlar ya da epilepsi hastaları bu ilaçları ömür boyu almak zorundalar. Bu ilaçlar nörolojik ilaçlar olmaları nedeniyle, ereksiyonun oluşmasını sağlayan maddelerin salgılanmasını engelliyorlar. Uyuşturucu da böyle bir etki yaratıyor.
Sertleşme sorununda yaşlanmanın etkisi ne kadar diye bakıldığında, 40 yaş grubunda yüzde 39 iken 70 e doğru yüzde 67'ye çıktığı görülüyor.Yani yaşlanmayla kesinlikle ilgilidir.

İktidarsızlığın organik nedenleri

Bu rakam değerlendirildiğinde bakıldığında, damar sertliği, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi sistemik hastalıklar akla geliyor. Araştırmalar, şeker hastalarının yüzde 28'inde sertleşme sorunu görüldüğünü ortaya koyuyor. Diyabette hem sinirler hem de damarlar etkilendiği için oran böylesine yüksek. Bu hastalıkta stres ve hipertansiyon da çok önemli. Hipertansiyonlu hastaların yüzde 15'inde sertleşme sorunu varken, damar sertliğinde oran yüzde 39'a çıkıyor. Bunların dışında ereksiyonu etkileyen kronik nörolojik hastalıklar var: Alzheimer, MS, Behçet Hastalığı ve Parkinson gibi.

...ve diğer nedenler

Penise ait lokal sorunlara gelince; doktorlar penis bükülmesine sebep olan, sertleşmede ağrı yapan hastalıklar ve istek dışı ereksiyona ve penisin normal haline dönmediği ereksiyona yol açan durumlardan söz ediyor. Bunu yaşamış kişiler ilişkiye korkuyla yaklaşıyor.
Psikiyatrik hastalıklara bakıldığında, depresyon, performans anksiyetesi (korkusu) ve stres söz konusu oluyor. Hipofize bağlı hormon hastalıklarında cinsel isteksizlik ve ereksiyon sorunu görülebiliyor.
Ameliyata bağlı travmalar ise ürolojik ameliyatlar, batın ameliyatları ya da pelvis ameliyatları ya da omurilik zedelenmesi olarak özetleniyor. Ameliyatta sinirler kesilmek durumunda kaldıysa, ameliyatta sonra sertleşme asla gerçekleşmiyor.
Sertleşme sorunu yaratan ilaçlar ise şunlar: Tansiyon ilaçları, hormonlar ve sakinleştiriciler. Bu ilaçlarla birlikte yoğun stres ve depresyon tamamlayıcı oluyor

Penis neden sertleşemez?

Sertleşme sorununu organik ve psikolojik olarak ikiye ayrılıyor. Vakaya göre, organik ve psikolojik sebepler beraber de rol alabiliyor. Sertleşme için sağlam bir sinir sistemi, sağlam bir damar sistemi ve bazı maddelerin salgılanması için normal bir endokrin (hormonal) yapı ve sağlam bir psikolojik yapı da gerekiyor. Yani hem organik hem de psikolojik açıdan sağlıklı olmak ereksiyonun şartı kabul ediliyor. Sertleşme, damar sistemi, sinir sistemi ve psikolojik duruma bağlı olduğuna göre, bunları etkileyen her şey sertleşememe sorununa sebep oluyor. İstenmeyen sertleşme hali de bir sertleşme sorunu olarak ele alınıyor: Mesela bir kaza sırasında bir omurilik travması geçirmiş bir insanda sertleşme olur ama, bu sertleşmenin istekle ilgisi yoktur. Tıpta buna reflekse bağlı ereksiyon deniyor, yani kişi istemeden ereksiyon olur. Bunun sebebi, sinir sisteminin kesilmiş olması şeklinde açıklanıyor.

Kalp ve damar hastalıkları ile sertleşme sorunu arasındaki ilişki nedir?

- Kalp ve damar hastalığı olan erkeklerin çoğunda atardamarlar, organların gereksinim duyduğu miktarda kan taşıyamaz. Bu organların dokuları, kanın yetersiz gelmesi nedeniyle zarar görür. Bu yüzden görevlerini tam olarak yerine getiremezler. Bu durum peniste oluşursa,sertleşme sorununa neden olabilir

Prostat ameliyatı ve sertleşme sorunu arasındaki ilişki nedir?

- Prostat ameliyatlarında kullanılan yöntemler, penise giden sinirleri ve kan akışını etkileyebilir. Bu durumda da sertleşme sorunu ortaya çıkabilir. Sertleşme sorunu olasılığı prostat ameliyatları sonrasında artar. Bu anlattıklarımızdan sonra esas konumuza geçelim.